Gidişin değil, kırılmışlığım batıyor avuçlarıma
Tam da alıştığını düşündüğünde, biri anar o’nu ansızın.
Ve yeniden öldürmeye başlar seni onun adını duyduğun an, sızın… Yalnızca ‘sol’ anahtarı olanlar mı kalp çalabilir?
Seviyorum anlıyor musun?
Kırgınım.
Gidişin değil, kırılmışlığım batıyor avuçlarıma.
Üzgünüm,
’Biraz daha kal’ diyemediğim için sana.
Yalnızım,
anlayabiliyor musun korunmasızlığımı?
Ve hissedebilir misin hiç sarılmadan savunmasızlığımı?
Ö(z)lüyorum sadece,
Aldırma… Yüzsüzdüm…
Milyonlarca yüz arasından yüzünü süzdüm yüzüme.
Gittin ya kim bilir,
Aşk ateş olmuş şarabımda Saçların sarhoş Aşk hüzün olmuş dudağımda Geceler sarhoş Yanıma gelll yanıma gell yanıma gel aman aman
Bu gece öyle bir gelki dağıtarak saçlarını Güzelisin öyle güzel Bir eylül akşamında Yanıma gellll yanıma gel yanıma aman aman
Gözlerin tuzak şarkılara Martılar sarhoş Geceler bıçak yalnızlığa Yüreğim sarhoş
Yanıma gel aman aman Bu gece öle bir gelki dağıtarak saçlarını Güzelsin öyle güzel Bir eylül akşamında Yanıma gel yanıma gel yanıma gel aman aman..
Bu kaçıncı yutkunuşum? Terkedilmişlik avuçlarımda, Bunu haketmiyor hiçbir gitmezlik. Sakın!! Arkana bakma.. Kalışlarında doyurmaz artık Gittiysen.. Adam Gibi..!
Yüz üstü kalakaldım…
Bu kaçıncı yutkunuşum? Ne intihar edecek gücüm var Ne yaşayacak kadar “BEN” kaldı!!! Her Terkedişinde Ölecek kadar yaşamak, içimde silinmez Kan izleri bıraktı. Sana yaktığım şiirler mideme oturdu
Bunu Haketmiyorum!.. Şimdi bir yangın kaldın avuçlarımda Şehir yanıyor…
Bu kaçıncı genzimi yakışın? Boşuna Vicdanını atma bir köşeye! Hani ile başlayan sorular sormayacağım Yoruldum düşüp parçalanmaktan. Gittiysen.. Adam Gibi…!
Suç ne Senin ne Benim Yanlış ayakkabılarla yürüdük birbirimize! Bu Kaçıncı Nefes alamayışım? Gidişini nasıl…
Beni affet Kaybetmek için çor erken Sevmek için de çok geç Beni affet
Bir adım kalmalı geriye Kırılmış şeylerin nihayetine Yalnızlığın eşiğinde Beni affet
Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde Yağmurlar yağardı Beni seni sevdiğim zaman bu şehirde Ayrılık kurşun gibi ağırdı
Beni affet Şiirler gözlerini Şarkılar saçlarını söylemedi Beni affet
Bir adım kalmalı geriye Kırılmış şeylerin nihayetine Yalnızlığın eşiğinde Beni affet
Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde Yağmurlar yağardı Beni seni sevdiğim zaman bu şehirde Ayrılık kurşun gibi ağırdı
Ben seni sevdiğim zaman bu şehirde Yağmurlar yağardı Beni seni sevdiğim zaman bu şehirde Ayrılık kurşun gibi ağırdı
Beni affet Kaybetmek için çok erken Sevmek için de çok geç Beni affet
Ne geçmişte yaşayabiliyorum,
ne de geçmiş bana bugünü yaşatıyor.
İçimde hapishaneler çürüyor.
Yine de kalbinde olmak her şey, kalbimde olman her şeyim…
Uykuya bile senin gözlerinden dalıyorum.
Bu kadar acıyı seni sevmenin ne demek olduğunu daha iyi öğrenmek için çekiyorum.
Çünkü acının A’sını bilmeyen, mutluluğun M’sinden anlamaz.
Ne zaman eşini kaybeden bir melek hüzünlense, matem siyahı giyer gökyüzü ve sırılsıklam ıslanır kent…
Dalgaların kayalarda parçalanması bir okyanusun intihar biçimidir… Aldırma sen, soluğumu nefesinde boğabilirsin. Kumdan kaleler yapıp, kurşun askerlerin başına kurşun sıkacağım tek tek! Söz veriyorum sana, kimse duymayacak bizi…
Ölü toprağı mı serptiler üzerine Adam! Yoksa sen mi öldürdün içindeki için için yanan beni, bir damla yağmur için. Ölüler ölümüne sevmiş olsalar da öpemezler, bilirsin. Sen gem vurma yalnızlıktan morarmış dudaklarına ve dudaklarımı bağışlamadan önce bir organ nakli için toprağa. Çekinme, öpebilirsin. Unutma, Dudak payı bırakır mutlaka edilen her veda…
Çok mu sevdik dersin acaba? Yıpratacak kadar çok, Ve severken açtığımız yaraları, birbirimizi sevmekten zaman ayırıp kapatamayacak kadar hatta! O kadar çok sevmiş olabilir miyiz ki? Yoksa çok mu incittim yüreğimin…
Bir zamanlar seni bir uçurumun kıyısından tuttuğumu ve kurtardığımı söylerdin. Buna karşılık, ne söyleyeceğini bilemeyen bir insanın, sol yanı şenlenen kadın rolünü oynuyordum. Yaşadıklarından inatla ders almaya çalışan, her şeye rağmen sevgiye olan inancını yitirmemiş, kıyısından deli, ucundan çocuk, gözleri denize girince yeşile çalan küçük bir kadının tatlı tesellisiydi belki de güzel sözler duymak. Seni gerçekten de kurtardığıma inandırmıştın beni.
susuyorsun…devam et…
Her güzel başlayan aşklar gibi şendik, heyecanlıydık, beklemedeydik..Görüşebileceğimiz zamanların ayarlamalarında, duvarlara çentik atan mahkumlar gibiydik. Korkularını ilk yenen sen oldun, sen akıttın dudaklarından “seni çok seviyorum” kelimelerini. Bense yaşadıklarını ve hatalarını tekrarlamak istemeyen ama yine de konuşmak için çıldırasıya tetik de duran telaşlı bir yürektim. Her şeye rağmen fazla…
Apple yeni iPhone’u Eylül ayında ABD’de, Ekim’de ise uluslararası pazarda piyasaya sürmeyi planlıyor.
İngiliz gazetesinin haberine göre, Apple’ın yeni telefonu önümüzdeki ay tanitilacak.yeni iPhone Eylül’de ABD’de ve bundan bir ay sonra da Dünya ülkelerinde satışa sunulacak.
Genel olarak Apple, yeni iPhone modellerini Haziran’da Worldwide Developers Conference’ta açıklıyordu. Ancak bu sene oradan bir haber çıkmaması üzerine Eylül ayında çıkacağı ile ilgili spekülasyonlar başladı.
Araştırmalara göre Facebook ve Twitter gençleri kimlik krizine sokuyor. Uzmanlara göre bu sitelerde sürekli görüş bildirmek yeni nesli kibirli ve hedefsiz yapıyor.
Son yıllarda tüm dünyada hızla yayılan sosyaliletişim ağları insanları takıntılı bireyler haline getirirken amaçsız ve kibirli bir jenerasyonun doğuşuna neden oluyor. Oxford Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre Facebook ve Twitter gibi sosyalpaylaşım siteleri gençleri ‘kimlik krizi’ne sokuyor. Buinternet sitelerinde fotoğraflarını paylaşan ya da bir görüşünü yazan kullanıcıların “Bakın ben buradayım” diyerek devamlı insanların dikkatini çekmek istedikleri belirlendi. Araştırmanın başkanı olan profesör Baroness Greenfield, internet üzerinden arkadaşlıklar hızla büyürken, beynimizin de adeta elektrik telleriyle döşendiğini söyledi.
ÇOCUK GİBİ DAVRANIYORLAR
Greenfield, “Özellikle Twitter’da…
Tepeden Tırnağa Aşka Batmışım Çıkmak İstiyorum Olmuyor DAYI Gönlüme Alırken Çok Abartmışım Boşluğu Bir Türlü Dolmuyor DAYI
Aşkta Olmaz Dedim Gururu Yıktım Ömür Törpüsüymüş Çok Geç Ayıktım Çıkardım Sevgimi Kalbime Sıktım Bu Aşk Dokuz Canlı Ölmüyor DAYI
Yangınlara Düştüm Bozuldu Faça Sevdalar Giyindim Bol Geldi Paça Mutluluk Nerede Kilosu Kaça Bu Hayatı Midem Almıyor DAYI
Sevdasına Kulum Ona Köleyim Can İstesin Parça Parça Böleyim Unut Deme Ama Öl de Öleyim Unutmak İşime Gelmiyor Be DAYI

Yazılar e-postana mı gelsin? Hemen Kayıt Olun!
*(Dikkat: Size Gelecek Maili Aktif Etmeyi Unutmayin.)